|
Dünya

Moğolistan’ın Derin Devlet Dosyası: Avrupa’dan Kaçırılan Adam, Çözülmeyen Suikast ve Bitmeyen Hesaplaşma

3 minutes read
May 11, 2026
news-image-1
Font Size:
18 px
Share :

ULANBATAR — Moğolistan’da yıllardır kapanmayan bir siyasi yara yeniden gündemde. Eski istihbarat yetkilisi Bat Khurts’un yaptığı son açıklamalar, ülkenin modern tarihindeki en karanlık olaylardan biri olan D. Enkhbat operasyonunu yeniden kamuoyu tartışmasının merkezine taşıdı.

Bir dönem Moğolistan Ulusal Güvenlik Konseyi ve istihbarat yapılarının en güçlü isimlerinden biri olan Khurts, yayımlanan röportajında 2003 yılında Fransa’dan kaçırılarak Moğolistan’a getirilen Damiran Enkhbat operasyonunda yalnız hareket etmediğini söyledi. Khurts’a göre operasyon dönemin siyasi yönetiminin bilgisi dahilinde yürütüldü.

“Ben sadece verilen emri yerine getirdim” diyen Khurts, dönemin Adalet Bakanı Tsakhiagiin Nyamdorj ve Başbakanı Nambaryn Enkhbayar’ın isimlerini doğrudan anarak, olayın sorumluluğunun yalnızca saha görevlilerine yüklenemeyeceğini ima etti.

Bu açıklama, yaklaşık çeyrek asırdır Moğolistan siyasetini zehirleyen Zorig suikastı dosyasını yeniden açabilecek nitelikte görülüyor.

Her şey 1998’de başladı

2 Ekim 1998 gecesi, Moğolistan’ın demokratik dönüşümünün sembol isimlerinden Sanjaasürengiin Zorig, başkent Ulanbatar’daki evinde vahşice öldürüldü. Genç siyasetçi, ülkenin gelecekteki başbakanı olarak görülüyordu ve cinayet işlendiği sırada yeni hükümet görüşmeleri sürüyordu.

Zorig’in ölümü yalnızca bir cinayet değil, aynı zamanda Moğolistan’ın demokratikleşme sürecine vurulan ağır bir darbe olarak değerlendirildi.

Cinayet yıllarca çözülemedi. Soruşturma dosyası devlet sırları kapsamına alındı, tanık ifadeleri gizlendi ve olay kısa sürede siyasi hizipler arasında bir güç savaşına dönüştü.

Şüpheli: Damiran Enkhbat

Moğol istihbaratı yıllar sonra dikkatini Fransa’da yaşayan Damiran Enkhbat’a çevirdi. Yetkililer Enkhbat’ın Zorig cinayetiyle bağlantılı olabileceğini öne sürüyordu. Ancak kamuoyuna hiçbir zaman güçlü ve bağımsız biçimde doğrulanmış deliller sunulmadı.

2003 yılının Mayıs ayında ise olay uluslararası bir krize dönüştü.

İddialara göre Moğol istihbarat görevlileri Enkhbat’ı Fransa’nın Le Havre kentinde gizlice yakaladı. Daha sonra Belçika üzerinden Almanya’ya geçirildiği, Berlin’deki Moğolistan Büyükelçiliği’nde tutulduğu ve uyuşturucu etkisi altında uçakla Moğolistan’a götürüldüğü öne sürüldü.

Avrupa makamları bu olayı açık biçimde “yasadışı sınır ötesi kaçırma operasyonu” olarak değerlendirdi.

İşkence iddiaları

Moğolistan’a getirildikten sonra Enkhbat’ın ağır baskı ve işkenceye maruz kaldığı iddia edildi.

Uluslararası insan hakları kuruluşlarının raporlarına göre:

  • fiziksel şiddet uygulandı,
  • ölüm tehdidi yapıldı,
  • sahte infaz simülasyonları kullanıldı,
  • Zorig cinayetini itiraf etmesi için baskı kuruldu.

Enkhbat’ın sağlık durumunun gözaltı sürecinde ciddi şekilde bozulduğu belirtildi. Serbest bırakıldıktan birkaç yıl sonra hayatını kaybetti.

Moğol kamuoyunda bugün hâlâ cevaplanamayan soru şu:
Enkhbat gerçekten suçlu muydu, yoksa çözülemeyen bir siyasi cinayet için yaratılmış bir günah keçisi miydi?

Bat Khurts ve uluslararası kriz

Operasyonun merkezindeki isimlerden biri olduğu iddia edilen Bat Khurts, yıllar sonra diplomatik bir krizle dünya gündemine geldi.

2010 yılında resmi ziyaret kapsamında İngiltere’ye giden Khurts, Londra’da tutuklandı. Almanya, Avrupa topraklarında gerçekleştirilen kaçırma operasyonu nedeniyle hakkında yakalama kararı çıkarmıştı.

Berlin savcıları operasyonun Alman egemenliğini ihlal ettiğini savunurken, Moğolistan yönetimi olayın ulusal güvenlik kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini öne sürdü.

Khurts daha sonra Almanya’ya gönderildi ancak uzun süren diplomatik ve hukuki süreçlerin ardından Moğolistan’a dönmesine izin verildi.

Devlet sırrı mı, siyasi örtbas mı?

Bugün Moğolistan’da birçok hukukçu, gazeteci ve muhalif siyasetçi Zorig dosyasının tam anlamıyla hiçbir zaman bağımsız biçimde soruşturulmadığını düşünüyor.

Özellikle:

  • soruşturma kayıtlarının gizli tutulması,
  • bazı sanıkların işkence altında ifade verdiği iddiaları,
  • istihbarat servislerinin rolü,
  • siyasi müdahale suçlamaları

dosyayı ülkenin en tartışmalı devlet skandallarından biri haline getirdi.

Bat Khurts’un son açıklamaları ise yeni bir tartışmayı tetikledi:
Operasyon gerçekten siyasi emirle mi yapıldı?

Eğer öyleyse, Moğolistan’ın eski siyasi elitleri yalnızca yasadışı bir uluslararası operasyonun değil, aynı zamanda insan hakları ihlallerinin de sorumlusu olabilir.

Kapanmayan dosya

Aradan geçen 20 yılı aşkın süreye rağmen Sanjaasürengiin Zorig cinayeti hâlâ Moğolistan toplumunun kolektif hafızasında açık bir yara olarak duruyor.

Bir kesim için olay, devletin güvenlik aygıtlarının kontrolden çıktığı bir dönemin simgesi.

Başka bir kesim için ise bu dosya, Moğolistan’daki siyasi elitlerin birbirine karşı kullandığı en büyük kozlardan biri.

Ancak neredeyse herkesin üzerinde birleştiği nokta aynı:
Gerçeklerin tamamı hâlâ ortaya çıkmış değil.

Related News

Tags